Mehmet Fuat ERGÜN & BİR KANAAT ÖNDERİ MANİSALI ŞEKERCİ HÜSEYİN DEDE

0
96

Bu yazım, 26 Haziran 1997’de Hakkın rahmetine kavuşan Manisamızın kanaat önderlerinden Şekerci Hüseyin Dedenin ölümünün 26’ci yıl anısına kaleme alınmıştır.

1- Allah, Kuran, Peygamber ve İnsan sevgisinin ne olduğunu,

2- Ses yükseltmenin bile kul borcuna gireceğini,

3- Dini, inancı ne olursa olsun; yabancıda olsa gavur denilmeyeceğini,

4- Daima verenlerden olunmasını,

5- Verdiğin ne olursa olsun en iyisini vermemizi,

6- İnsanlara şefkat hayvanlara merhamet olduğu sürece, Yaratanın bu kainatın defterini dürmeyeceğini,

7- Her gün kilolarca akciğeri, iş ve ev kapısında yemek bekleyen yüzlerce kedilere kendi elleriyle dağıttığını,

8- Kapınıza gelen kim olursa olsun sevgiyle karşılanacağını,

9- Kız evladının yerinin daima en önde olduğunu,

10- Ani kızmak, içine atmak, kin gütmek, vesveseye kapılmak, ömrü yıpratarak kısalttığını,

11- 1986 ilk Fetullah Gülen kasetini dinlediğinde; onun ağladığını işittiğinde, kapatın bu kaseti. Bu adamdan hayır gelmez demesi.

12- Yirmi sekiz sen önce Rusya’nın dağılacağını. Bulgaristan lideri Jivkov’un adı sanı olmadan öleceğini; yine seneler önce (1986) şu an dünya lideri denilen ülke Amerika’nın içinin boş olduğunu, tabi afetlerle yok olacağını,

13- 1985 de, 30 liralık dükkân kirası ve cebinde cüzdansız dolaştığınızı,

14- Saatler süren yoldan gelerek kapısında bir ekmek alanların varlığını,

16- Her gün dükkanında parasız yüzlerce ekmeğin dağıtıldığını,

17- Parmakla sayılacak kadar az din görevlisinin ziyaretine geldiğini,

18- Cami hocalarının görevi namaz kıldırıp kendi iş yerine koşarak gitmek olmadığını; kendi cami cemaatinin ihtiyaçlarıyla ilgilenmesini,

19- Duaların, Türkçe yapılmasının daha yararlı olacağını,

20- Kocasını seven kadının eşinin ailesini seveceğini, (erkek içinde)

21- Bir erkeğin, eşine saygı ve sevgisini asla ihmal etmemesi gerektiğini,

22- İşinde huzuru varsa, para için işini değiştirmemesini; emekli olup yan gelip yatmamasını.

23- Şu an doğal kanser önleyici denilen yiyeceklerin üç öğün dükkânında yenildiğini,

24- Yolda arabamızda mutlak bir şişe su bulundurmamızı,

25- Kadının şeyhinin kocası olduğunu, şeyh geçinen din adamlarıyla aşırı yakınlığa gidilmemesini,

26- Cilt cilt yazılmış hadis ve din kitaplarını seçerken dikkat edilmesini; onların nasıl yazıldıklarının düşünülmesini,

27- “Bizi bizden daha çok bilen, bizim istediğimizden daha çok veren Rabbim” duasını.

28- Tıp doktorlarının hastalarına içten ve sevecen yaklaşmaları gerektiğini,

29- Müslüman, yanında bulunduğunda rahatsız olmayan insan demek olduğunu,

30- Bir yere giderken elinin mutlaka dolu olmasını, kapıyı ayakla açılmasını,

31- Kapıdan çıktıktan sonra hemen dönülmemesini,

32- Manisa’da seneler önce, bir meczubun “Allah’la uğraşırsan deli, siyasetle uğraşırsan idam olursun”. Yine aynı meczubun “ölümde var” diye dolaşmasından ders alınacağını.

33- Sevenleri birleştirmeye yardımcı olunmasını,

34- Çift olmasa bir ampulün nasıl yanacağını,

35- İstendiğinde ışınlanabileceğimizi ve arzu ettiklerimizi görebileceğimizi,

36- Hastalığımızın bir deneme; onda bile hayır olduğunu.

37- Bir tırnak olmadan, gömlek iliklenemeyeceğini. Sağlığın önemini.

37- Her gün kilolarca misafir şekerlerini kendi elleriyle paketlediğini, gelen ziyaretçilerine dağıttığını; yüzlerce ziyaretçinin söylediği gibi şekerlerin evlerinde eksilmediğine, ben canlı şahit oldum.

Ve daha yüzlercesi……

Sizden öğrendik, hal ve hareketlerinizle bize örnek oldunuz. Gerçek dinimizin, Kur’an dini olduğunu, gelenek (gelene+ ek) dini olmadığını hep hatırlattınız,

Allah sizden razı olsun.

Mekânınız cennet kabriniz nur olsun. Manisalı Şekerci Hüseyin Dedem.

0 Paylaşımlar
Önceki İçerikRomanya’daki tek ahşap cami ilgi bekliyor
Sonraki İçerikRumenler Türk piyanist Gülsin Onay’ı dakikalarca alkışladı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz